Çarşamba, Mart 10, 2010
image image image image image image image
-Veda: Zülfü Livaneli'den bir Atatürk filmi Yönetmenliğini Zülfü Livaneli'nin yaptığı ve uzun zamandır beklenen Veda vizyona girdi. Atatürk'ün hayatını konu alan Veda bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi.  
28 Şubat'a karşı 70 milyon adım yürüyüşü 70 Milyon adım koalisyonunun bugün 28 Şubat'ın yıldönümü için düzenlediği eylem başarılı geçti. Düzenleyici STK'lara ek olarak bir çok ünlü gazeteci ve yazarın da katılımı ile başlayan organizasyon planlandığı gibi saat 15.00'de başladı.    
-Thomas Hobbes'a göre sivil toplum; devlet oluşum süreci Hobbes’a göre doğal durumda bireyler arasındaki ilişkileri belirleyen ve biçimlendiren tek faktör yaşamda kalma isteğidir. Buna bağlı olarak bir insan karşısındaki yaşam önünde bir tehdit olarak algılıyorsa, bu kişi diğerinin bedeni üzerinde dahi hak sahibidir. Bu hak pratikte, ya karşındaki insanı öldürerek ya da onu egemenlik altına alarak kendisini korur.  
-Max Stirner Öğretisi: Biricik Benden Daha Önemli Olmayan Bir Liberalizm (2) Stirner ortak mülkiyete saldırır.Stirner öğretisinde mülkiyetin bireysel karaktere sahip olması, biricikliğin (özgürlüğün yada kendiliğin) gerçekleşmesinin mülkiyete bağlı olmasına işaret eder. Oysa sosyalizmin özgürlük anlayışı ‘toplumsal özgürlük’ olduğundan, sosyalizmin tasarısı, bireyselliği ve doğal olarak mülkiyetin ortadan kaldırılmasıdır. Sosyalizmin hedefi, toplum olarak ‘herkes’tir. ... (Serkan Kiremit)  
-Niccolo Machiavelli ve Politik Realizm Machiavelli’nin İtalyan Rönesans düşüncesinin, siyaset biliminin en önde gelen metinlerinden olan “Prens” adlı eseri siyaset biliminin en önemli kazançlarından biri olarak gösterilebilir. Onaltıncı yüzyılın ikinci yarısından sonra daha geniş çapta ün kazanmaya başlayan bu yapıt, döneminde yasaklanan kitaplar listesine de girmiştir. Yazıldığı dönemden günümüze kadar karşı çıkanlar olduğu gibi, şiddetle savunanları da olmuştur.... (Hande Nur Güneş)  
-Minareler Süngümüz ! İsviçre hükümeti bu referandumu desteklemezken; Vatikan açıktan açığa referandum sonucuna karşı tutum takındı. Avrupa Birliği’nden de muhalif sesler yükseldi. İslam Âlemi temsilcileri ise, Müslümanları itidale davet etti. Buna karşılık, İsviçre milliyetçilerinin topladığı imzalarla başlattıkları kampanyanın referanduma dönüşmesi ve sonuçta da milliyetçilerin istediğinin olması, Avrupa’nın farklı kimlik ve kültürlere her daim toleransla yaklaşan ülkesi Hollanda’da, sağcı Hollanda Özgürlük Partisi’nin İsviçreli... (Okan Arslan)
-Max Stirner Öğretisi: Biricik Benden Daha Önemli Olmayan Bir Liberalizm Mutlak Özgürlük, Stirner’in istediği bir şey değildir. Stirner, özgürlüğün sınırlı olduğu konusunda liberallerle fikir birliği içerisindedir. Liberaller, özgürlüğün sınırlı olduğundan ‘negatif özgürlüğü’ savunurken. Stirner, özgürlüğün bazı şeylerden kurtulma durumu olduğundan özgürlüğü savunmaz. Çünkü, bireyin önündeki her türlü engel yok edilmediği sürece bazı şeylerden kurtulma... (Serkan Kiremit)  

-Veda: Zülfü Livaneli'den bir Atatürk filmi

Yönetmenliğini Zülfü Livaneli'nin yaptığı ve uzun zamandır beklenen Veda vizyona girdi. Atatürk'ün hayatını konu alan Veda bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi.

 

 

28 Şubat'a karşı 70 milyon adım yürüyüşü

70 Milyon adım koalisyonunun bugün 28 Şubat'ın yıldönümü için düzenlediği eylem başarılı geçti. Düzenleyici STK'lara ek olarak bir çok ünlü gazeteci ve yazarın da katılımı ile başlayan organizasyon planlandığı gibi saat 15.00'de başladı.

 

 

 

-Thomas Hobbes'a göre sivil toplum; devlet oluşum süreci

Hobbes’a göre doğal durumda bireyler arasındaki ilişkileri belirleyen ve biçimlendiren tek faktör yaşamda kalma isteğidir. Buna bağlı olarak bir insan karşısındaki yaşam önünde bir tehdit olarak algılıyorsa, bu kişi diğerinin bedeni üzerinde dahi hak sahibidir. Bu hak pratikte, ya karşındaki insanı öldürerek ya da onu egemenlik altına alarak kendisini korur.

 

   

-Max Stirner Öğretisi: Biricik Benden Daha Önemli Olmayan Bir Liberalizm (2)

Stirner ortak mülkiyete saldırır.Stirner öğretisinde mülkiyetin bireysel karaktere sahip olması, biricikliğin (özgürlüğün yada kendiliğin) gerçekleşmesinin mülkiyete bağlı olmasına işaret eder. Oysa sosyalizmin özgürlük anlayışı ‘toplumsal özgürlük’ olduğundan, sosyalizmin tasarısı, bireyselliği ve doğal olarak mülkiyetin ortadan kaldırılmasıdır. Sosyalizmin hedefi, toplum olarak ‘herkes’tir. ... (Serkan Kiremit)

 

 

-Niccolo Machiavelli ve Politik Realizm

Machiavelli’nin İtalyan Rönesans düşüncesinin, siyaset biliminin en önde gelen metinlerinden olan “Prens” adlı eseri siyaset biliminin en önemli kazançlarından biri olarak gösterilebilir. Onaltıncı yüzyılın ikinci yarısından sonra daha geniş çapta ün kazanmaya başlayan bu yapıt, döneminde yasaklanan kitaplar listesine de girmiştir. Yazıldığı dönemden günümüze kadar karşı çıkanlar olduğu gibi, şiddetle savunanları da olmuştur.... (Hande Nur Güneş)

 

   

-Minareler Süngümüz !

İsviçre hükümeti bu referandumu desteklemezken; Vatikan açıktan açığa referandum sonucuna karşı tutum takındı. Avrupa Birliği’nden de muhalif sesler yükseldi. İslam Âlemi temsilcileri ise, Müslümanları itidale davet etti. Buna karşılık, İsviçre milliyetçilerinin topladığı imzalarla başlattıkları kampanyanın referanduma dönüşmesi ve sonuçta da milliyetçilerin istediğinin olması, Avrupa’nın farklı kimlik ve kültürlere her daim toleransla yaklaşan ülkesi Hollanda’da, sağcı Hollanda Özgürlük Partisi’nin İsviçreli... (Okan Arslan)

 

-Max Stirner Öğretisi: Biricik Benden Daha Önemli Olmayan Bir Liberalizm

Mutlak Özgürlük, Stirner’in istediği bir şey değildir. Stirner, özgürlüğün sınırlı olduğu konusunda liberallerle fikir birliği içerisindedir. Liberaller, özgürlüğün sınırlı olduğundan ‘negatif özgürlüğü’ savunurken. Stirner, özgürlüğün bazı şeylerden kurtulma durumu olduğundan özgürlüğü savunmaz. Çünkü, bireyin önündeki her türlü engel yok edilmediği sürece bazı şeylerden kurtulma... (Serkan Kiremit)

 

   

-Edmund Burke ve Muhafazakarlık

1765’te kraliyet hükümeti Amerikan sömürgelerini isteklerine aykırı olarak vergiye bağlayınca Burke, kralın keyfi idaresi karşısında İngilizlerin sahip oldukları özgürlüklerden sömürge halklarının da yararlanması gerektiğini savundu. 1782’de yasa tasarısını kabul ettirerek birçok memurun dokunulmazlıklarını kaldırtmayı başardı ve böylelikle İngiliz siyasetinin geniş bir ölçüde istikrara kavuşmasını sağladı. Burke aynı zamanda Hindistan sorunlarıyla da ilgilenmiştir...(Hande Nur Güneş)

 

-Cehalet peçesi'nin artalanı

Bu ahlaka göre, kimse, kimsenin bu pastadan daha az bir pay hak ettiğini savlayamaz. İnsanlar, bu pastadan kendilerine düşen payın nasıl üleştirileceğini belirlemede merkezi olan ilkelerin neler olacağını saptamak üzere temsilcilerini seçerler...(Taha Tanrıkulu)

   

-Demokratik açılımın yargı engeline taklmaması için

Türkiye’de de Anayasa mahkemesiyle ilgili tartışmalar son dönemdeki 367 kararı ve anayasa değişikliği iptali ile hız kazandı. Özellikle bu ikincisinde mahkeme “eğitim hakkının kullanılmasında kanun önünde eşitlik vaz’eden” bir anayasa değişikliğini başörtüsü sorununun çözülmesini engelleyecek biçimde anayasanın ilk üç maddesi (Bu maddeler devletin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu anlatırlar.) ile tutarlı olmamasını gerekçe göstererek 4. madde üzerinden iptal etti. Aslında mahkemenin bir anayasa değişikliğini esastan inceleyemeyeceği, ancak şekli şartları denetleyebileceği... (Alper Ecer)

 

-Max Stirner ve "Biricik"

Max Stirner(Gerçek adı: Johann Kaspar Schmidt) 25 Ekim 1806’da Almanya’nın Bavyera Eyaletinin ücra bir kenti olan Bayreuth’de doğdu. Babası Flüt imalathanesi olan orta sınıf bir zanaatkardı. Mesleğinde ticari açıdan başarı sağlayamamıştı. Küçük Max... (Serkan Kiremit)

   

Kıskanmak: Tutkulu Öfkenin Ölümcül İntikamı

  Kıskanmak, 1930’ların Türkiye’sinde, üstelik de taşra diyebileceğimiz bir yerde geçiyor. Zonguldak’a iki ay önce taşınan maden mühendisi Halit, kendisinden hayli genç ve eşine az rastlanır güzellikteki karısı Mükerrem ve Halit’in kız kardeşi ve sığıntısı olan Seniha, 29 Ekim gecesi düzenlenen Cumhuriyet balosunun davetlileri arasındadır. Balo esnasında Mükerrem, şehrin en zengin ailelerinden birinin hiçbir sorumluluk taşımayan ama “kız gibi güzel” şeklinde nitelenebilecek ölçüde yakışıklı oğlu Nüzhet’in ilgisini çeker... (Ebru Afat**)

 

-Yargı sistemi neden demokratikleşemesin?

Son aylarda bu yüzden yargıda nasıl reform yapılabileceği çokça tartışılıyor. En önemli tartışma konularından birisi yargı reformu ile ilgili yeni yasa tasarısında da vaad edilen bir uygulama. Buna göre yargının demokratikleşmesi için meclis’in Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye atayabilmesi düşünülüyor. Yargı kuruluşları adına söz alanlar ise bunun yargı bağımsızlığını zedeleyeceğini öngörerek karşı çıkmışlar... (Alper Ecer)

 

   

TPE'nin yeni tasarımını nasıl buldunuz?

Üyeler : 1040
İçerik : 379
İçerik Tıklama Görünümü : 789995

Bu sayfayı paylaşın!

Facebook MySpace Twitter Digg Delicious Stumbleupon Google Bookmarks RSS Feed